Back to all articles
CYTOPIC ORIGINAL

Kıbrıs ve İnternet: Fiber Vaadi, Geciken Gerçeklik ve Tehlikeli Bir Protokol

Yayınlandı 18 February 2026 · 6 dk okuma

Editör CyTopic Editorial Team

Adamızın çağ dışı kalmış interneti demek çok da yanlış olmaz. Neden mi? Ortaokuldum, 10 Mbit vardı. Lise oldum, hâlâ 10 Mbit vardı. Üniversite oldum, sonunda bölgesel olarak 30 ve 50'lere çıkabildik. Öteki tarafta diğer ülkeler çoktan 100, 1000 konuşurken şu an bazı Avrupa ülkelerinde 10.000 Mbit'ler konuşuluyor.

Ama onlar Avrupa, biz biz, neyse. Adamızın öteki tarafına bakalım: Güney Kıbrıs'ta 5.000 Mbit'ler teklif edilmeye başlandı, güzel bir gelişme, tebrik ederiz. Peki neden bizde yok? İşte yok, neyse.

Suçlu Aramak Şart Mı?

Bence gerek yok. Suçlamak kolay; İSP'ler yatırım yapmadı, yapmak istediler de mi yapamadılar, yoksa zaten gelirlerden mutlu oldukları için mi yapmadılar, orasını bilemeyiz.

Ama daha önce duydum: sırf bir noktaya fiber çekerken tüm uğraş, İSP'lerin fiber altyapı kurmasından sonra bu altyapının devlet kurumu Telekom'a devredilecek olmasından kaynaklanıyordu. Yani siz yatırımı yapıyorsunuz ama mülkiyeti elinizde tutamıyorsunuz. Bu yüzden fiber çekmek yerine "şöyle anten, böyle anten, fiber gibi" çözümlere yönelindiler diye duymuşluğum var.

Ya da maddiyattan kısmak için antenlere tavsiye edilenden fazla müşteri bağlanıyor, ardından inanılmaz kötü bir hizmet veriliyor. Kavga dövüş bir çözüm olmuyor. Sonra diyorsunuz ki: "Bir kurumuz var, BTHK, gidip onlarda çözüm arayayım."

Mail atıyorsunuz, cevap yok. Arıyorsunuz: "Buraya gelip şikayet oluşturmanız lazım." Peki, Karpaz'dan çıkıp Lefkoşa'ya şikayet için geleyim, öyle mi?

Şahsi görüşüm olarak İSP'lerin hepsi sütten çıkmış ak kaşık değil. Ama bu bir genelleme de değil. Biliyorum ki bazı İSP'ler teknolojiye ciddi yatırım yapıyor. Bunu ne kadar pazarlamasalar da; gerek içerik önbellekleme sunucuları olsun, gerek ağ modernizasyonu olsun, sessiz sedasız iyi bir çalışma yürütülüyor. Bu noktada ise fiber tamamen bir seçim aracına döndürüldü. Her seçim döneminde vaad ediliyor, seçim geçince unutuluyor.

Günümüzde İnternet Neden Bu Kadar Önemli?

Genç nesile baktığımız zaman görüyoruz ki serbest çalışma kültürü inanılmaz derecede artmış. Artık uzaktan çalışan video editörler, grafik tasarımcılar, yazılımcılar görüyoruz. Sadece bu da değil; adada hatırı sayılır bir biçimde küçük yazılım şirketleri türemekte. Bunun yanı sıra e-spor ve internet yayıncılığı da hızla artmakta. Tüm bunlar için stabil, yani düzgün ve tutarlı bir bağlantı gerekmekte.

Ama maalesef ülkede herkesin evine kablosuz anten takarak internet vermeye çalışırsanız, havadaki bantlar da sınırsız değil. Tıpkı aynı anda çok fazla araç giren bir yol gibi; kapasite dolunca herkes yavaşlar. Yani günümüzde internet sadece bir tüketim aracı değil, aynı zamanda bir üretim aracı. Gerek yazılım satan gençler, gerek dijital içerik üretip YouTube, Twitch ve Kick gibi platformlarda canlı yayın yapmak isteyen insanlar, hepsi kesintisiz ve hızlı internete ihtiyaç duyuyor.

Ve biz adanın kuzeyi olarak bunu başaramıyoruz.

Speedtest Global Index 2026 Ocak raporuna göre sabit internette dünya ortalaması 118 Mbit indirme, 58 Mbit yükleme hızı. Kıbrıs'a bakıyoruz; özür dilerim, bakamıyoruz. Çünkü BTHK'nın en güncel verisi olan 2025 Q3 piyasa raporunda yalnızca "10 Mbit ve üzeri" denmiş ve detaylandırılmamış. Yani adanın kuzeyinde internet kullanıcılarının yüzde 55,49'u 10 Mbit ve üzeri kullanıyor ama kaçı ne kadar kullanıyor bilmiyoruz. Dünya ortalamasının üçte biri bile değil bir hızı konuşuyoruz, üstelik onu bile düzgün ölçemiyoruz. Bu da adamızdaki veri eksikliği ve şeffaflık sorununun ta kendisi, ama bu başka bir yazının konusu.

Türk Telekom Kimdir ve Neden Kıbrıs'a Gelmek İstiyor?

Fiberi ilk duyduğumuzda, yanlış hatırlamıyorsam 2014'tü. Sonra 2019'da tekrar duyduk. Ve şimdi yeniden gündemimize düştü: 2025, "Türk Telekom fiber getiriyor."

Önce şunu anlayalım: Türk Telekom kimdir?

Türk Telekom, Türkiye'nin sabit iletişim altyapısının büyük bölümünü işleten bir teknoloji ve haberleşme şirketidir. 1995 yılında telekom hizmetlerinin devlet kurumu PTT'den ayrılmasıyla kurulmuş, 2005 yılında özelleştirme kapsamında çoğunluk hissesi özel sektöre devredilmiş, ardından borçlarını ödeyemeyen hissedarlardan hisseler bankalara geçmiş ve 2022 yılında Türkiye Varlık Fonu tarafından devralınarak yeniden devlet kontrolüne alınmıştır.

Peki neden Kıbrıs? Açıkçası mantıklı bir ticari hamle. Ada küçük ama ciddi bir altyapı boşluğu var ve bu boşluk büyük bir pazar anlamına geliyor. Türkiye ile zaten mevcut siyasi ve ekonomik bağlar düşünüldüğünde, Kuzey Kıbrıs'a girmek hem stratejik hem görece kolay bir adım. Bir devlet şirketi olarak artık yalnızca kâr güden değil, daha geniş motivasyonlarla da hareket edebilen bir yapıdan söz ediyoruz.

Peki Bu Neden Sorunlu?

İşte asıl meseleye gelelim.

KKTC hükümeti, adanın telefon ve internet altyapısını Türk Telekom'a devreden bir fiber optik protokolü imzalamış. Yani KKTC Telekomünikasyon Dairesi'nin işleteceği fiber altyapısı, herhangi bir ihale yapılmadan, koşulsuz biçimde tek bir şirkete devredilmek isteniyor. Bunu duyan muhalefet partileri, sendikalar ve meslek örgütleri harekete geçti. TEL-SEN, TÜRK-SEN, KTAMS ayaktaydı; CTP ve TDP Meclis önünde karşı çıktı. Hatta Ercan Havalimanı'nda kule grevi başladı, uçuşlar kısa süreliğine durdu. İşin boyutu bu kadar büyük.

Ve karşı çıkanların söylediği gayet net: "Fiberin adaya gelmesine veya Türk Telekom'a prensipte karşı değiliz. Biz usule karşıyız."

Ben de aynı fikirdeyim.

Adada interneti, iyi ya da kötü, bugüne taşıyan operatörler var. Evet, hepsinden şikayet ettik; kimimiz antenin altında oturduğu için komşunun hızını çekti, kimimiz müşteri hizmetlerini arayıp "şikayet için bizzat gelin" cevabını aldı. Haklı eleştiriler. Ama teknolojiye gerçekten yatırım yapan, sessiz sedasız çalışmaya devam eden operatörler de var. Bu insanlara yapılan en büyük haksızlık şu: yıllarca ihmal edilen, siyasi malzeme olarak kullanılan bir altyapı sorununun çözümü, şeffaf bir ihale süreciyle değil, gizli kapılar arkasında hazırlanmış bir protokolle tek bir şirkete verilerek bulunmaya çalışılıyor.

Oyun alanını düzeltmek yerine oyunu tamamen kapatıyorsunuz.

Bunun sektöre ne yapacağı belli. Teknolojiye yatırım yapan yerli operatör neden yatırım yapsın? Pazar zaten kapanıyorsa rekabet de bitiyor, yatırımın mantığı kalmıyor. Bu protokol kısa vadede fiber getirebilir; ama uzun vadede adanın kendi telekomünikasyon kapasitesini, insan kaynağını ve sektörel rekabetini yok etmenin en etkili yolu haline gelebilir.

"Biz Zaten Yapamayız" Diyenlere

Bir de şu var: bu tartışmalarda zaman zaman duyulan, kulağa alçakgönüllülük gibi gelen ama aslında son derece yıkıcı bir cümle var: "Biz zaten yapamayız."

Hayır. Bu çok yanlış bir düşünce.

Kıbrıs Türk halkı, imkânlar doğrultusunda her zaman yapmıştır, yapmaya da devam etmektedir. Bugün dünyanın dört bir yanına bakın; bilime katkı koyan, teknolojiye yön veren, küresel şirketlerde üst düzey pozisyonlarda çalışan onlarca Kıbrıslı Türk var. Peki bunların büyük çoğunluğu nerede? Yurt dışında. Çünkü burada "biz zaten yapamayız" denildi ve bu insanlar adadan uzaklaştırıldı, ya da uzaklaşmak zorunda kaldı.

Bunun somut bir teknoloji örneği de var: 2009 yılında KKTCELL, adada LTE denemeleri yapmıştı. LTE, yani 4G; o dönem için son derece ileri bir teknoloji. Yani teknik kapasite vardı, irade vardı. Peki ne oldu? Siyasi engele takıldı, geciktirildi, sonunda başka ülkeler çoktan 4G'yi olağan hale getirirken biz hâlâ tartışıyorduk. Mutluyuz ki 5G için aynısı olmayacak... umarız.

Mesele kapasite değil, irade ve adil bir ortam meselesi. Doğru koşullar sağlandığında, şeffaf bir rekabet ortamı kurulduğunda, Kıbrıslı Türk mühendisler, yazılımcılar ve girişimciler bu altyapıyı hem kurabilir hem yönetebilir hem de geliştirebilir. "Biz yapamayız" değil; "bize bırakılmadı" demek çok daha doğru.

Sonuç

Fiber istiyorum. Hız istiyorum. İnanılır, stabil, ucuz internet istiyorum; bunu herkes istiyor.

Ama bunun doğru yolu şeffaf bir ihale süreci, BTHK'nın aktif denetimi ve mevcut operatörlerin de rekabet edebildiği bir ortamdır. Siyasi yollardan büyük pastayı ihalesiz, koşulsuz tek bir tarafa vermek hem adil değil hem de uzun vadede adaya zarar verir.

Fiber gelsin, ama bu şekilde değil.

Terimler Sözlüğü

Mbit (Megabit): İnternet hızını ölçmek için kullanılan birim. Sayı ne kadar büyükse internet o kadar hızlı.

İSP (İnternet Servis Sağlayıcısı): Size evde veya işyerinde internet bağlantısı satan şirketler.

Fiber Optik: Verilerin cam ya da plastik ince teller içinde ışık hızına yakın şekilde iletildiği internet altyapısı. Kablosuz antene kıyasla çok daha hızlı, çok daha stabil ve hava koşullarından etkilenmiyor.

BTHK (Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu): Adada internet ve telekomünikasyon sektörünü denetlemekle görevli devlet kurumu.

İçerik Önbellekleme Sunucusu: Netflix veya YouTube gibi platformların verilerini Türkiye'den değil doğrudan adadan iletmek için kurulan yerel altyapı. Bu sayede hem hız artıyor hem gecikme azalıyor.

Türkiye Varlık Fonu: Türk devletinin çeşitli büyük şirketlerdeki hisselerini yöneten devlet fonu. Türk Telekom, 2022'den itibaren bu fon aracılığıyla fiilen devlet kontrolünde.

LTE (4G): Dördüncü nesil mobil internet teknolojisi. 3G'ye kıyasla çok daha hızlı ve stabil bir bağlantı sunar.

What did you think of this article?

Ad space (728x90) – supports Cylingo & CyTopic

Want to share your own story? Visit 'Write With Us' on the homepage